Medyum ve Büyüler

Medyum denilen kişi, canlı ve ölüler arasında bir köprü gibidir. Büyücü diye nitelendirdiğimiz kişiler aslında ruhlar âlemi ile iletişime geçebilen kişilerdir. Medyum, bu konuda diğer insanlardan farklıdır. Herkes ruhlarla iletişime geçemez; fakat medyumların böyle bir özelliğinin olduğu düşünülmektedir. Onlara bu özelliğin doğuştan gelmediği düşünülse de altıncı his denilen duygu doğuştan gelen bir şey olduğundan, bu yetenek de doğuştan gelir. Bu yeteneği şekillendirmek ve kullanmak da kişilere düşen bir görev olmuştur. Verilen bu yeteneğin hangi amaçla kullanıldığı oldukça önemlidir. Çünkü küçük ve korkulmayacak bir şeymiş gibi görünse de büyü dediğimiz şey veya ruhlar âlemiyle iletişime geçmek çok da basit bir işlem ve olay değildir. Bu konuda yapılacak en küçük hata büyük sonuçlar doğurabilir; fakat yine de hiç kimse bu durumu göz önünde bulundurmadan kendi hayatlarına müdahale eder. Kendi hayatlarında olumsuz olan durumları düzeltmek için kullanabilirler. Örneğin, birini kendimize âşık etmek istediğimizde aşk büyüsü yaptırıyoruz ve bu da bu gibi yetenekleri kötüye kullanmak oluyor; çünkü insanların hayatında her şey istenilen şekilde devam etmeyebilir. Kötü olaylar, bizleri üzen olaylar; bizleri mutlu eden olaylar gibi yaşadığımız sürece devam edecektir. Bizler bunlara müdahale ettiğimiz de belki istediğimiz sonuç olacak; fakat bu kendiliğinden doğal bir şekilde olmadığından belli bir zaman sonra pişmanlık duyacağız. Durum şu ki, biz bağlama büyüsü yaptığımızda aslında istediğimiz şeyler için hayatımızın yönünü kendimizce değiştirmiş olacağız ve bu olay bir süre sonra bizlerde rahatsızlık uyandıracaktır.

Responses are currently closed, but you can trackback from your own site.

Comments are closed.